Ülseratif kolit iltihabi inflamatuar barsak hastalığıdır. Her yaşta görülmesine karşın 20-40 yaşlarında daha sık ortaya çıkar.
Mikrobiyal ajan, otoimmün reaksiyon, genetik eğilim ve psikosomatik gibi pek çok nedene bağlı olabilir.
Rektal kanama, kanlı mukuslu diyare ve karın ağrısı en sık görülen bulgulardır. Diyare karakteristiktir, bazen günde 10-12 ve daha fazla sayıda olabilir.
Yalnız rektal bölge tutulmuşsa kabızlık daha yaygındır. Karnın alt bölgesinde kramp şeklinde ağrı vardır fakat genellikle hafiftir.
Ayrıca bulantı, kusma, epigastrik rahatsızlık, iştahsızlık, ateş, kilo kaybı görülür. Sütlü besinlere karşı intolerans olabilir. Kanamaya bağlı anemi, hipoproteinemi ile şiddetli diyare sonucu elektrolit dengesinde bozukluk oluşur.
Kalın barsakla ilgili lokal komplikasyonlar; apse, fistül, kolon ve rektumun fibröz darlığı, kolon delinmesi, kanser ve aşırı kanamadır.
Ülseratif kolitte kanser insidansı tüm kolonun tutulmasına ve hastalığın süresine bağlı olarak yükselir (15-20 yıldan sonra).
Sistemik komplikasyonlar ise; hepatobilier sistem hastalıkları, perikolanjit, yağlı karaciğer, sklerozan kolonjit, poliartrit, göz lezyonları, deri ve mukoza lezyonları, anemi ve tromboflebittir.
İlaç tedavisinin yanı sıra istirahat, psikoterapi ve diyet tedavisi uygulanır.
Ülseratif kolitte iştahsızlık, diyare, bulantı ve kusma sonucu hastalar yeterince beslenemedikleri için malnütrisyon görülmektedir. Bu nedenle akut dönemde besin desteği yapılmalıdır. Besin desteği hastanın durumuna göre paranteral veya enteral olarak bazen tek bazen oral beslenmeyle birlikte uygulanır.
Hastanın bulgularına göre diyet yüksek enerjili ve proteinli, az yağlı, az posalı, vitamin ve minerallerden zengin olmalıdır. Öğün sayısı 5-6 öğün olacak şekilde diyet düzenlenir.
Hastalara laktoz intolerans testi uygulandıktan sonra, eğer süt ve ürünlerine intolerans varsa diyetten çıkarılmalıdır. Yağ türü olarak orta zincirli yağ asitlerinin olumlu etkileri olduğu gibi, n-3 yağ asitleri içeren balık yağı verilmesi önerilir. Çünkü EPA ve DHA immün sistemi olumlu yönde etkiler ve antiinflamatuar etkileri vardır.
Alınan bazı ilaçlar, diyare ve oral alımın azalması folik asit yetersizliğine neden olmaktadır. Folik asit yetersizliği kolerektal kanser ve adenom polio sıklığını artırmaktadır. Bu nedenle folik asitten zengin organ etleri, yaprak sebzeler, kuru baklagiller, tohumlar diyette bulunmalıdır. Ek olarak 1 mg/gün de verilebilir. Uyarıcı
ve tahriş edici etkileri nedeniyle acı baharatlar, alkollü içecekler, kızartmalar, yağlı yiyecekler, çok soğuk besinler, koyu çay ve kahve tüketimi engellenmelidir.
İBH riskini artıranlar İBH riskini azaltanlar
| Kırmızı et | Diyet lifleri |
| Yüksek yağlı diyetler | Omega-3 |
| Emülsifiye edici ajanlar | Kuruyemişler |
| Gıda katkı maddeleri | D vitamini |
